30 Mart 2011 Çarşamba

İstanbul Film Festivali Açılışı "zaaaart" Şöleni


İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen ve festival sponsorluğunu 7 yıldır Akbank’ın üstlendiği İstanbul Film Festivali’nin otuzuncusu, 02 - 17 Nisan tarihlerinde yapılacak. 1 Nisan 2011 Cuma akşamı Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda saat 20:00'da başlayacak açılış gecemiz festivalin 30 yılına yaraşır şekilde sürprizlerle dolu şekilde geçecek. Geçen yıl efsane bir açılış gecesi ile yine Türkiye’nin en büyük sinema... etkinliği olan İstanbul Film Festivali’nin programı her zaman olduğu gibi oldukça zengin. 30 yıldır İstanbullu sinemaseverleri dünya sinemasının en seçkin filmleri, yıldız oyuncuları ve usta yönetmenleri ile buluşturan İstanbul Film Festivali açılış gecesini bu sene de kardeş kuruluşumuz İsyanbul Kültür Sanat Varyetesi’nin de katılımıyla gerçekleştireceğimiz “zart şölenine” dönüştürmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda bütün davetlilerimizin beraberinde getirecekleri üflemeli oyuncaklarıyla yapacağımız interaktif zartlama seansı ile İstanbul’da alışveriş merkezi yapılması için boşaltılan ve yıkımı planlanan sinemaları hatırlamayı ve bu durumu bir kez daha protesto etmeyi amaçlıyoruz. Siz değerli izleyicilerimizin katılımıyla oluşturacağımız İstanbul’un en büyük zart orkestrasıyla kentsel dönüşüme ve kültür talanına karşı bir kez daha sesimizi yükselteceğiz. Masalsı, şoke edici, alışılmadık ve deneysel bir geceyle açılacak İstanbul Film Festivali 230 filmle her zaman olduğu gibi sinemayla dolu iki hafta vaat ediyor.

Üflemeli oyuncak bulamayan davetlilerimize ufak bir hatırlatma: Açılış gecesi öncesi Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı girişinde İsyanbul Kültür Sanat Varyetesi sınırlı sayıda minik borazan ve zart Lale üyelerimize dağıtılacaktır. Kırmızı, Beyaz ve Siyah Lale üyelerimiz iki adet zart cihazı alabilirken, yeni düzenleme ile Sarı Lale kategorisindeki üyelerimiz bir adet zart cihazı alabileceklerdir. Teslim alınmayan minik zart aletlerimiz ise satışa sunuluyor. Açılış gecesi öncesi İsyanbul Kültür Sanat Varyetesi standına uğramanızda fayda var.

Not: Zart sesi çıkaran minik aletler, düdük, ıslık sesi çıkaran küçük ebatlı cihazlar olabilir. Güvenlik problemi nedeniyle borazan ve saksafon gibi büyük ebatlı üflemeli aletler Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayına alınmayacaktır.

16 Aralık 2010 Perşembe

BU KEŞİF BİZE BİRAZ KARANLIK GELDİ!

14 Aralık 2010 tarihinde Emek Sineması, İnci Pastanesi ve Yeni Rüya Sineması'nın da içinde bulunduğu adadaki tarihi binaların yıkılarak yenilenmesi projesinin İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nce durdurulmasının ardından, Bilirkişi Heyeti Emek Sineması ve Cercle D'orient binasında incelemelerde bulundu. Tarafımızdan dakika dakika takip edilen keşifte ilk dikkatimizi çeken durum, aralarında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim üyelerinin olduğu bilirkişi heyetinin yanında, bilirkişi sıfatı taşımayan, ‘pişkin kişi’, projenin sözde sahibi mimar Fatih Kesgün'ün de yer almasıydı. Keşif başlamadan önce heyete yönelttiğimiz müdahil olma talebimiz ciddiye bile alınmadı. Bilirkişiler ve pişkinkişi, "Kesgün bilirse, biz de biliriz" sloganları ve "İstanbul'u yaka yaka, kalmadı kalmadı" şarkısı eşliğinde Emek Sineması'nın yanında bulunan Kamer İnşaat’ın ofisinde keşiflerine başladılar. Heyetin Emek Sineması'na girmesinin ardından biz de ‘Hepimiz Bilirkişiyiz’ ısrarımızı sürdürerek içeri girdik. Bu sırada hem heyetin keşif sürecini gözlemledik hem de kendi keşifimizi gerçekleştirdik.

İçeri girdiğimizde Emek Sineması’nın geleceğini belirleyecek bu önemli keşifin zifiri karanlıkta (binada elektrik olmadığı söylendi), küçük fenerlerle, Fatih Kesgün’ün yönlendirmeleriyle gerçekleştirildiğini gördük.

Bizim gördüğümüz ve fotoğrafladığımız Emek, söylenenlerin aksine, yağlı, farelerin cirit attığı, yıkık dökük bir Emek değildi. Fuayede 2009 Film Ekimi'nin afişleri asılı, bildiğimiz (ve özlediğimiz) perdesi ve koltukları yerli yerindeydi. Sanki bir anda perdeler açılıp film başlayacak gibiydi. Şu zamana kadar bahane edilen, nedeni asla sorgulanmayan bakımsızlığının, küçük bir tadilatla çözülebilir, korunarak onarılabilir olduğunu gördük. Emek perdesinin önünde okuduğumuz basın açıklaması metninde:

“Emek Sineması'nı ve Cercle D'Orient binasını içeren kamuya ait adada gerçekleştirilmesi planlanan yenileme projesi mahkeme kararıyla durduruldu. Şimdi bu binaların kaderini bir grup uzman bilirkişi belirleyecek. Mahkeme yürütmeyi durdurduğunda bu kentin sahipleri olarak “Hepimiz bilirkişiyiz” demiştik. Sözümüzü unutmadık!” dedik.

Yanımızda bulunamayan siz bilirkişiler için keşfimizin sonunda size söyleyebileceğimiz şudur ki: Sivil polis eşliğinde korunan bilirkişi heyetinin itirazlarımıza rağmen Fatih Kesgün’ü aralarından çıkarmamış olması, bu karanlık keşifle ilgili kafamızdaki soru işaretlerini iyice belirginleştirmiştir. Ancak bu keşfin sonunda ne çıkarsa çıksın, aylardır yıkılmaması için mücadele verdiğimiz Emek Sineması, söylenenlerin aksine olduğu gibi yerinde durmakta ve ona sahip çıkmamızı beklemektedir. Onu korumanın yolu, rantın istediği şekillere sokmak adına, bakımsızlık bahanesiyle daha önce örneği görülmemiş bir şekilde 4.kata taşıyıp alışveriş merkezinin içerisine sokmak değil, sadece Emek’e değil, Haydarpaşa Garı’na, Mecidiyeköy Likör Fabrikası’na, Tarlabaşı’na, Fener-Balat-Ayvansaray’a, Sulukule’ye Ayazma’ya, okullarımıza, hastanelerimize, mahallelerimize dadanan sermayenin kentimize her geçen gün daha şiddetli bir şekilde artan ve vahşi bir hal alan müdahalelerini ifşa etmek ve karşılarında durmaktan geçmekte. Ve Emek Sineması’nda gelinen nokta, alınan yıkımı durdurma kararı, karşısında durdurduğumuz tüm bu müdahaleler adına kazanılmış bir umut ışığı olsa da, bunun daha başlangıç olduğunu biliyor ve mücadeleye, sokakta olmaya, ortalığı karıştırmaya, zaaaartlamaya devam ettiğimizi ve edeceğimizi buradan bir kez daha söylüyoruz.

İSYANBUL KÜLTÜR SANAT VARYETESİ

http://emeksinemasi.blogspot.com/

isyanbulkultursanatvaryetesi@hotmail.com

15 Aralık 2010 Çarşamba

9 Aralık 2010 Perşembe

14 Aralık || Hepimiz Bilirkişiyiz, Yıktırmıyoruz!

İstanbul Film Festivali açılış gecesinde öten"zart"larla "Yıktırmıyoruz!" diyerek yola çıktık.

Ardından binlerce kişi sokaktaydık. Sadece Emek Sineması ve kapatılan/kapanmak zorunda kalan sinemalar

için değil kentsel dönüşüm kisvesi altında bizlerden alınan kamusal mekanlar, Tarlabaşı'nda, Fener Balat'ta, Sulukule'de, Ayazma'da evlerinden edilenler için yürüdük. Beyoğlu Belediye Başkanı, Kültür Bakanı, Yenileme Kurulu Üyeleri ve Kamer İnşaat başta olmak üzere yıkımların tüm faillerine "hesap verin" dedik. Onların rant projelerine karşı Yeşilçam Sokağı'nda kendi film festivalimizi düzenledik, 1. Geleneksel Emek Şenliği'nde o sokakta beraber dans ettik.

Israr ettik, sadece Emek değil bütün, İstanbul bizim dedik!

Sonra ne oldu, hatırayalım: Emek Sineması'nı ve Cercle D'Orient binasını içeren kamuya ait adada gerçekleştirilmesi planlanan yenileme projesi Mahkeme kararıyla durduruldu. Şimdi bu binaların kaderini bir grup uzman bilirkişi belirleyecek. Mahkeme yürütmeyi durdurduğunda bu

kentin sahipleri olarak "Hepimiz Bilirkişiyiz" demiştik. Sözümüzü unutmadık! Keşfin yapılacağı 14 Aralık Salı günü saat 14:30'dan itibaren hep beraber "mahallinde keşif ve inceleme" yapmak ve bir kez daha "Emek Bizim İstanbul Bizim" demek için kameralarımızla, fotoğraf makinalarımızla Emek Sineması'nın önünde olalım.


Tanığız, görüyoruz, biliyoruz, Emek'i yıktırmıyoruz!


İsyanbul Kültür Sanat Varyetesi

http://emeksinemasi.blogspot.com/

isyanbulkultursanatvaryetesi@hotmail.com

16 Eylül 2010 Perşembe

DUYURU: 17 Eylül Bilirkişi Eylemi Ertelendi

Emek Sineması’nı ve Cercle D’Orient binasını içeren kamuya ait adada gerçekleştirilmesi planlanan yenileme projesi Mahkeme kararıyla durduruldu. Şimdi de bu binaların kaderini bir grup bilirkişinin belirleyeceği keşif gezisi iptal edildi.

Bilirkişi incelemesi henüz sebebini öğrenemediğimiz bir şekilde ve henüz bilmediğimiz bir tarihe ertelendi. Bildiğimiz, Kültür Bakanlığı’nın tam da bilirkişi incelemesine sayılı saatler kala heyetten birini görevden aldığıdır. Ancak bu ertelemenin sıradan bir bürokrasi işleyişi olup olmadığına dair şüphelerimiz, Emek Sineması’nın yıkımını durdurma kararı sonrasında, incelemeye bir gün kala gerçekleşmesi nedeniyle güçleniyor, aklımız bulanıyor.

“Hepimiz Bilirkişiyiz” sözümüzü unutmuyoruz! Fakat asıl bilirkişiler olarak biz de keşif gezimizi iptal ediyoruz. Eylemimizi keşfin yapılacağı bir sonraki tarihte tekrar yapacağız. Bu sırada bizden haber bekleyin. Belki Emek Sineması’nı hep beraber yeniden sokağa, insanlığa açarız.

İsyanbul Kültür Sanat Varyetesi

12 Eylül 2010 Pazar

17 Eylül'de Hepimiz Bilirkişiyiz, Yıktırmıyoruz!

İstanbul Film Festivali açılış gecesinde öten"zart"larla "Yıktırmıyoruz!" diyerek yola çıktık. Ardından binlerce kişi sokaktaydık. Sadece Emek Sineması ve kapatılan/kapanmak zorunda kalan sinemalar için değil kentsel dönüşüm kisvesi altında bizlerden alınan kamusal mekanlar, Tarlabaşı'nda, Fener Balat'ta, Sulukule'de, Ayazma'da evlerinden edilenler için yürüdük. Beyoğlu Belediye Başkanı, Kültür Bakanı, Yenileme Kurulu Üyeleri ve Kamer İnşaat başta olmak üzere yıkımların tüm faillerine "hesap verin" dedik. Onların rant projelerine karşı Yeşilçam Sokağı'nda kendi film festivalimizi düzenledik, 1. Geleneksel Emek Şenliği'nde o sokakta beraber dans
ettik.

Israr ettik, sadece Emek değil bütün İstanbul bizim dedik!

Sonra ne oldu, hatırayalım: Emek Sineması'nı ve Cercle D'Orient binasını içeren kamuya ait adada gerçekleştirilmesi planlanan yenileme projesi Mahkeme kararıyla durduruldu. Şimdi bu binaların kaderini bir grup uzman bilirkişi belirleyecek. Mahkeme yürütmeyi durdurduğunda bu
kentin sahipleri olarak "Hepimiz Bilirkişiyiz" demiştik. Sözümüzü unutmadık! Keşfin yapılacağı 17 Eylül Cuma günü saat 14.00'dan itibaren hep beraber "mahallinde keşif ve inceleme" yapmak ve bir kez daha "Emek Bizim İstanbul Bizim" demek için kameralarımızla, fotoğraf makinalarımızla Emek Sineması'nın önünde olalım.

Tanığız, görüyoruz, biliyoruz, Emek'i yıktırmıyoruz!

İsyanbul Kültür Sanat Varyetesi

isyanbulkultursanatvaryetesi@hotmail.com